Ataköylüler toprağına sahip çıkıyor!

Ataköylüler toprağına sahip çıkıyor!

Ataköy Köyü halkı "arazi toplulaştırma"ya karşı yaptıklar toplantıda çözüm yoluna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İleri Haber

Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesi Ataköy Köyü’nde Cumhurbaşkanlığının “arazi toplulaştırılma” kararına ilişkin bir bilgilendirme toplantısı yapıldı. Ataköy halkının bu karara karşı ortak hareket etme kararı aldığı toplantıda, devam eden süreci takip etmek üzere "Ataköy Toprak ve Tarım Komisyonu" kuruldu. 

Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesinde son yıllarda birçok şirketin tarım arazisi satın almasının ardından AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararnamesiyle Dere Mahallesi, Orta Mahallesi, Ataköy Köyü, Cevizköy Köyü, Erenler Köyü, Kaynarca Beldesi-Akarlar Mahallesi, Kaynarca Beldesi-Işıklar Mahallesi, Kaynarca Beldesi-Yenicamii Mahallesi, Osmancık Köyü, Poyralı Köyü, Sütlüce ve Tozaklı’da “arazi toplulaştırma” kararı verildi. Karar, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Arazilerin tarımsal üretime uygun olmadığı ve parçalı halde bulunduğu durumlarda devreye alınabileceği belirtilen uygulama, "kamu yararı" gerekçesi ile zorunlu olarak da uygulanabiliyor.

Uygulandığı her yerde çiftçileri mağdur eden uygulamaya karşı Ataköy Köyü halkı da tedirginlik yaşarken, dün konuya vakıf isimler ile birlikte yapılan toplantıda çözüm yoluna ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

TOPLANTI YAPILDI

Ataköy'de İstanbul Barosu'ndan Avukat Mustafa Murtezaoğlu, Şehir Plancısı Seda Elhan ve Yaban Hayat Gözlemcisi Seçkin Barbaros'un katılımıyla yapılan toplantıya çok sayıda çiftçi de katıldı ve konu hakkındaki sorularını yöneltti.

KOMİSYON KURULDU

Ataköylüler birlikte hareket etme kararı alırken, köyde devam eden süreci takip etmek üzere "Ataköy Toprak ve Tarım Komisyonu" kuruldu. 

SORULAR YANITLANDI

Toplantıda sorulan sorular ve yanıtlardan bazıları şöyle:

İtiraz etme hakkımız var mı?

Zorunlu olan her uygulamaya itiraz hakkımız var. Avukatlar itiraz dilekçesi hazırlıyor. Ataköylü her yurttaşımız ayrı ayrı bu dilekçe ile itiraz edebilir.

Cumhurbaşkanı kararı olduğu için dava açılmazmış. Doğru mu?

Kararname bir kanun değildir. Ancak bu kararnamenin iptali için Danıştay'da dava açmamız gerekiyor. 12 Temmuz 2022 son gün.

Topraklar daha verimli kullanılsın diye uygulanıyormuş ama uygularken "yüzde 10 kesinti yapılacak" diyorlar. Doğru mu?

Kesintilerin dışında karar verdikleri bazı tarlaları kamulaştırma yetkileri de var.

Dava açarsak herkes ayrı dava mı açacak?

Çoğunluk itiraz dilekçeleri ile tavrını beyan etmiş olacak. Danıştay'da dava bir ya da birkaç kişi adına açılabilir. Ataköy dışında; Pınarhisar, Kaynarca, Poyralı, Tozaklı, Cevizköy, Osmancık, Erenler, Sütlüce çiftçilerinden de birer kişi vekalet vererek davaya taraf olursa çok daha iyi olur.

Karşımızda büyük gıda ve tarım şirketleri var. Onlara karşı haklı da olsak dava kazanmamız zor değil mi?

Haklı olan biziz. Çoğunluk olan da biziz. Kamu da biziz. Bizim yararımıza olmayan bir şey "kamu yararına" olamaz. Birlikte hareket ettiğimizde haklılığımız bizi başarılı kılacaktır.

'UYGULAMA, PUSUDA BEKLEYEN ŞİRKETLERİN İŞGALİNİ KOLAYLAŞTIRIR'

Toplantıda konuşan köylüler, "Dededen, babadan kalan topraklarımızdan bizi uzaklaştırmalarına izin vermeyeceğiz. Bu uygulama, pusuda bekleyen şirketlerin köyümüzü işgalini kolaylaştırır. Buna karşı duracağız" sözleriyle kararlılıklarını dile getirirken, toplantıda Ataköy Toprak ve Tarım Komisyonu Sözcüsü seçilen Cengiz Atlı da değerlendirmelerde bulundu. 

'ÜRETİCİ KÖYLÜLERİ TOPRAKTAN UZAKLAŞTIRMA POLİTİKASINDA SONA GELİNDİ'

Atlı'nın konuşması şöyle:

Bu köy, Kaynarca Deresi'nin geçtiği bir yerde kuruldu. Bu dereden sulayarak sebze ve meyvesini, arpasını ve yoncasını yetiştirsin diye bağçe ve arpalıklardan her haneye 5'er dönüm verilmiş. Ancak GDO'lu tohumlar ve ilaçlamalar, pancara getirilen kota, aile tarımına büyük darbe vurdu. 50 yıldır üretici köylüleri topraktan uzaklaştırma politikasında sona gelindi. Çiftçinin fahiş fiyatlarla aldığı tohum, gübre, tarım ilacı ve mazot şirketler tarafından çok daha ucuza temin edilebilmektedir. Tarlaların ve üretilen ürünlerin borsada zenginler için yatırım malzemesi yapılması, üretici köylüyü piyasanın insafına bıraktı. Küçük büyük ya da verimli verimsiz demeden arazileri satın alan Ziya Tarım, Ateşoğulları gibi şirketlerin talebiyle "zorunlu arazi toplulaştırması" kararı alındı.

'BU KARAR, BÜYÜK ŞİRKETLERE DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ YARATMAK İÇİN ALINMIŞTIR'

Üretici köylülerin ne böyle bir ihtiyacı ne de böyle bir talebi vardır. Bu karar, büyük şirketlere dikensiz gül bahçesi yaratmak için alınmıştır. Çiftçilerin halihazırda zaten tarlalarına gidecek yolu vardır. Acil ihtiyacı olduğu durumda çiftçilikten vazgeçmeden küçük ölçekteki bir tarlasını komşusuna satmaktadır. Ancak bu uygulama ile birçok kişi çiftçiliği terk ederek tarlalarını şirketlere satmak zorunda kalacaktır.

'ATAKÖY HALKI ÇOCUKLARININ GELECEĞİNİ TEKELCİ ŞİRKETLERE TESLİM ETMEYECEKTİR'

Eğer gerçekten tarım arazilerinin verimli kullanılmasını düşünüyorlarsa, tarım arazilerini yok etmekten vazgeçsinler. Tarım arazilerine konut yapmasınlar. Pınarhisar'da olduğu gibi en verimli arazilere çevre yolu yapmaktan vazgeçsinler. Kaynarca'nın en verimli sulak arazilerine yol yapmaktan vazgeçsinler.

Ülkemizde ve dünyada gıda krizinin yaşandığı bu günlerde, tarım alanlarının tamamen şirketlerin eline geçmesi büyük bir tehlikedir. Ataköy halkı, davasında haklı olmasından gelen güçle mutlaka başaracaktır. Yine eskisi gibi ülkesi ve insanlık için üretmeye devam edecektir. Çocuklarının geleceğini tekelci şirketlere teslim etmeyecektir. Birlikte başaracağız.